Tefsiri: Sûre Al-Anbiyaa 21:87

﴿وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ﴾

Meal

Zünnûn’u da an. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla darda koymayacağımızı, sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hak ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum.” diye dua etti.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center — v1.0.4 · QuranEnc.com

İki imamın sözleri, kaynaklarıyla birlikte, aslı olan Arapça metinle aynen verilmiştir.

Şeyhülislam İbn Teymiyye

وسواء كان مغاضبا لقومه أو لربه فكانت مغاضبته من أمر قدر عليه«مجموع الفتاوى» 8/326

Başkalarından naklettikleri

الحسن وغيره من السلف حكاه «وقوله: {فظن أن لن نقدر عليه} - على قول الحسن وغيره من السلف ممن جعله من القدرة - دليل على أن الله قادر عليه وعلى أمثاله»«مجموع الفتاوى» 8/11

İmam İbnü'l-Kayyim

وهى مغاضبته التى أفضت به إلى حبسه في بطن الحوت وشدة ذلك عليه حتى نادى ربه وهو مكظوم«عدة الصابرين وذخيرة الشاكرين» 1/34
فوحد ربه ونزهه عن كل عيب وأضاف الظلم إلى نفسه«طريق الهجرتين وباب السعادتين» 1/167
Etkileşimli tefsirde aç (tam metinler)
Önceki âyet (21:83)Sonraki âyet (21:88)